8 Ocak 2012 Pazar

Mangal Center







Değişik yerlerde yemek yemekten hoşlanıyorum. Daha önce gittiğim mekanları bir excel dosyasına yazıp orada neyi tattım, neyi denedim, fiyatlar nasıldı not almış oluyordum. Ancak bir türlü derli toplu bir şey haline getiremedim bunları. Ya iş yerimdeki bilgisayara, ya evdekine ya da flash belleklerden birine kaydedip unutup gidiyordum. Sonra birileri ya şöyle bir yere gitmek istiyoruz, şunu yemek istiyoruz, nereye gidelim dediğinde aklıma bir türlü bir yer gelmiyordu.


Yeni yılla beraber blogumla daha fazla ilgilenip kendime bir arşiv oluşturmak isteğiyle, gittiğim yerleri de buraya yazmaya karar verdim, sırf bu yüzden artık fotoğraf makinemi yanımdan ayırmıyorum.


Mangal Center'a aslında tesadüf eseri düştüm diyebilirim. Ama iyi ki düşmüşüm!


Dün sabah erkenden spora gittim, sonra Umutla beraber Ostim'deki pastacılık dünyasına gittik (bu konuyla ilgili post az sonra...). Bir şeyler aldıktan sonra ben spordan çıkmanın da etkisiyle açıııııımmmm diye inlemeye başladım.


Bilindiği üzere en güzel yemekler esnaf lokantalarında, en lezzetli yiyecekler sanayi sitelerindeki restoranlarda yenir.


Bu ara mangalcılar çok moda, kilo ile eti hemen pişirip servise sunuyorlar. Biz de Mangal Center'a rastladıktan sonra orada yemeye karar verdik. İki kişilik köfte, kuzu pirzola ve kanattan oluşan bir sofra donattık, etlerin tazeliği ve lezzetine diyecek yok, mangal sosları da çok başarılı ancak özellikle tuz ve baharat olmadan servis ediyorlar, o yüzden ilk etapta tatsız geliyor biraz, bunları sonradan eklemek ise genellikle pek tercih edilmez bilindiği üzere.


Onun dışında ortaya salata da söyledik. Ayrıca sıcak pide, acılı ezme, acı sos, cinbiber de beraberinde geliyor.


Arkasından da kaymaklı ekmek kadayıfı...


Öyle acıkmışım ki etlerin fotoğrafını çekmeden mideye indirmişim, aklım başıma karnım doyunca geldi sadece kaymaklı ekmek kadayıfının resmi var!


O tarafları pek bilmediğim için tam yerini söyleyemeyeceğim ama ACity'nin arkasında kalıyor, biraz içeride.


Bu doyurucu yemeğe 42 tl ödediğimizi de belirtmek isterim. Tavsiye edilir.


Adres: İstanbul Yolu 7. km Erciyes İşyerleri Sitesi 201. cadde (eski 10. cadde) No:49 Macunköy


Telefon: 397 77 60-397 77 40.















7 Ocak 2012 Cumartesi

İlke Şengül Hamamı'ndan Bildiriyor
















2012 kararlarımdan birisi de her ay hamama gidip kese-köpük-masajla vücudumdaki toksinleri atmak, kendimi şımartmaktı. Ocak ayının hamamını da cuma akşamı sevgili iş arkadaşım Ayşem ile yapmaya karar verdik.


Şengül Hamamı Ulus'ta Denizciler Caddesi ile Anafartalar Caddesi arasında yer alıyor, 2009 yılında dünya çapında uzman pek çok kişinin çalışmalarıyla restore edilmiş. İnternet sitesinden çalışan bayanlara özel cuma akşamları saat 22'ye kadar açık olduğunu öğrendik ve dün akşam gittik.


İş yerinden arabayla 10-15 dakikada ulaştık, binanın dıştan görünüşü bakımlı bir tarihi bina, hayran olmamak elde değil. 15. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar gelmiş.


İçeriye girer girmez kubbeli ve işlemeli yüksek tavanlar dikkati çekiyor. Girişte paramızı ödedik. Kese-köpük ve hamam kullanımı 18 tl, biz ayrıca kahve masajı da satın aldık. Toplamda 37,5 tl ödedik. Soyunmamız ve bikinilerimizi giymemiz için bize özel bir bölüm tahsis edildi. Orada bikinilerimizi giyip eşyalarımızı dolaba kilitledikten sonra hamam bölümüne geçtik.


Önce saunada biraz yumuşadıktan sonra kese masajı yapıldı. Ardından duşa girip kirlerden arındıktan sonra kahve masajına geçtik.


Benim favorim kahve masajı oldu. Ayşem ile ikimize bir paket Türk kahvesi verip ikimizin kullanabileceğini söylediler. Türk kahvesini hafif sulandırdıktan sonra vücuda onunla masaj yapıyorlar. Değme peeling kremine taş çıkartacak kadar etkili.


En son aşama ise köpük masajı. Sabun köpüğünü özellikle boyun, bel kısımlarına etkili bir masajla uyguluyorlar. Sonra isterseniz saçlarınızı da yıkayıp banyonuzu bitiriyorsunuz. Biz havanın soğuk olması nedeniyle saçlarımızı yıkamadık.


Benimle ilgilenen Döne hanımdan ben memnun kaldım.


Hamamla ilgili kısa notlarıma gelirsek:


Öncelikle daha önce hamama bizim gibi sadece beş yıldızlı otellerde ya da spa merkezlerinde gitmişseniz biraz yadırgayacaksınız. Tabi ki kalite biraz daha düşük, hijyen biraz daha az. Ortalıkta anadan doğma bir sürü kadın var ve hamamda özel oda bulunmuyor. Ancak tabi ki çok rahatsız edici bir durum yok! Bir ilk olmanın şaşkınlığıyla yumurtadan yeni çıkmış sığırcık yavruları misaliydik!


Rahatlama, toksin atma amacındaysanız her şeye rağmen gerçekten iyi geliyor.


Giderken yanınıza bikini, havlu, terlik, kese, lif ve sabununuzu almayı unutmayın.


Kahve masajı harici yağlarla da dakika hesabıyla masaj yapılıyormuş, bir dahakine onu denemeyi düşünüyorum, eğer siz de deneyeceksiniz yağınızı da kendiniz götürüyormuşsunuz.


Hamamın otopark sorunu yok, randevu almaya gerek yok, biz yaklaşık 1 saat 15 dakika kaldık, saat 19.30'da işimiz bittiğinde hamamın epey kalabalıklaştığını gördük, ilgi epey fazla.


İçeride fotoğraf çekmek yasak olduğundan görsellerimin sonuncusu http://www.hurriyet.com.tr/, diğerleri de http://www.sengulhamami.com/'dan.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Kız babaları...




Bu posta sevgili pastacımız Demet neden oldu. Demet yılın son günü babasını kaybetti. Birkaç haftadır hastanede yatıyordu babası ve en sonunda hastalığa yenik düştü maalesef.


Hep derim ki bir kızın hayatındaki en önemli figür sağlam bir baba figürüdür. Çünkü iyi bir babaya sahip olan kızlar hayatta sağlam adım atmayı öğreniyor. Ben kendi adıma, babamın varlığını düşünerek bile büyük bir güç hissediyorum içimde. Ne yaparsam yapayım destek olan, her şekilde kabul gördüğüm ve koşulsuz vermenin güçle birleşmiş hali benim için, ağırlığımı düşünmeden bırakabileceğim yegane insan! Allah herkesin annesine babasına uzun ömür versin.

Canım arkadaşıma da önce sabır, sonra geri kalan sevdiklerine ve kendisine uzun ve güzel bir ömür diliyorum.

*Fotoğraf http://www.herrenk.com/ sitesinden alıntıdır.

1 Ocak 2012 Pazar

2012 Nasıl Başladı?















Bir yılı daha bitirdik. Nasıl başlarsa, öyle gider, bir hoşluk olsun, bir güzellik olsun diyerek yeni yıla nerede, nasıl gireceğimizle ilgili aylarca planlar yaptık. Normal şartlar altında gitmeyi sevdiğimiz pek çok yer yılbaşı gecesi fırsatçılığı ile fiyatlarını birkaç kaç kat katlayınca, "bir gece için değer mi, bir hafta sonra gitsek yarı fiyatı olacak" diyerek öyle bir program düşünmedik. Sadece aklımda Jolly Joker'de sahne alan ve albümlerini büyük zevkle dinlediğim Gökhan Türkmen'e gidebileceğimiz fikri vardı.



Daha sonra uygun fiyatlı bir Kapadokya gezisi ayarladıysak da hava şartları gözümüzü korkuttu ve yeni yıla canım arkadaşım Gül'ün evinde girmeye karar verdik.



Gül'ün sofrası, yılbaşı ağacı, hediyeleri ve sürpriz olarak ortaya çıkan aksesuarları muhteşemdi. Noel Baba kostümleri, yılbaşı taçları, kocaman gözlükler, enteresan peruklar hepimizin elinde dolaştı ve komik fotoğraflara malzeme oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde tombala oynadık, sohbetle, muhabbetle yeni yıla girdik. Her şeyden önemlisi ben, hep yanında olmak istediğim insanlarla başladım bu yıla.


Sabah ise şehrin başka yerinde kar yokken biz yoğun kar yağışıyla uyandık, fırsattan istifade edip karda çocuklar gibi oynadık ve Kıvanç Tatlıtuğ'un kardanadamını yaptık:)))



Bu yılki planlara gelince: blogumla daha fazla ilgileneceğim, daha çok kitap okuyacağım, daha çok yazacağım, yemek ve pasta yapmakla ilgileneceğim, el becerilerimi, hobilerimi geliştireceğim, daha çok tasarruf edeceğim (ah çok zor), daha az tv izleyeceğim, spor yapmaya devam edeceğim...


Yeni yıl hepimize güzellikleri getirsin!

2012'ye Özel






















Saatler önce yeni bir yılı daha karşıladık. Bu yılbaşını da en özel arkadaşlarımızın evinde karşıladık, kutlamayla ilgili bir başka postum olacak. Bu postum ise el emeklerim, göz nurumla ilgili!

Bu yılbaşına özel elimden, emeğimle bir şeyler çıkardım. Hep söylüyorum, böylesi günlerin benim için anlamı aklıma çılgın fikirlerin gelmesiyle ortaya yepyeni şeyler çıkarıyor olmam.


Öncelikle 2012 plan ve hedefleri (ki bunu da bir sonraki posta saklıyorum) arasında yer alan yemek-pasta alanına bir geçiş yapmak anlamında yılbaşı pastamızı ben yaptım! Balkabaklı-kestaneli pastamı arkadaşlar başarılı buldu, ben pandispanyasını biraz kuru buldum ama geri kalan her şey iyiydi, her şey bir tecrübe, bir dahaki sefere bunu telafi edeceğim.


Bir diğer çalışmam ise hazırladığım hediye çantaları idi. İçine aldığım hediyeleri koymakla birlikte daha sonra makyaj malzemeleri konulabilir, hatta içine kuru çiçekler konularak bir aranjman bile ortaya çıkarılabilir.


Bir tarafına kızların, diğer tarafına da koca-nişanlı ve sevgililerin adını koydum. Yeni yıla yaraşır bir sürpriz oldu!